Geç Osmanlı / Barok
Ortaköy Camii / Büyük Mecidiye Camii
1853–1854 · Beşiktaş / Ortaköy
Boğaz kıyısında, Balyan ailesinin elinden çıkmış geç Osmanlı neo-Barok'u: 12,25 × 12,25 m kare harim, iki ince minare ve Abdülmecid döneminde Osmanlı mimarisine giren trompe-l'œil kubbe boyaması. İçerideki hat levhalarının bir bölümünü, hattatlık eğitimi almış padişahın kendisi yazmıştır.
- Kubbe
- 12,25 m
- Minare
- 2
- Yapım
- 1853–1854
- Mimar
- Balyan ailesi
- Banisi
- Sultan Abdülmecid I
- Semt
- Beşiktaş / Ortaköy
Tarih
Ortaköy Camii, resmî adıyla Büyük Mecidiye Camii, Beşiktaş'a bağlı Ortaköy iskele meydanında Boğaz'ın Avrupa yakasında yer alır. Yapı, Sultan Abdülmecid I tarafından 1720 tarihli küçük bir caminin yerine yaptırılmıştır. Yapı 1854'te tamamlanmıştır. Mimarları, aynı dönemde Dolmabahçe Sarayı'nı da tasarlayan Ermeni asıllı hassa mimarları Garabet Amira Balyan ile oğlu Nigoğayos Balyan'dır. İçerideki bazı hat levhalarını bizzat hattatlık eğitimi almış olan Sultan Abdülmecid I yazmıştır. Cami, tarihi boyunca pek çok onarım gördü; en kapsamlı restorasyon 2011–2014 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapıldı. 1973'te Boğaziçi Köprüsü'nün açılmasıyla köprüyle birlikte çerçevelenen silüeti İstanbul'un simge manzaralarından biri hâline geldi.
Mimari
Yapı iki farklı bölümden oluşur: girişin önünde yer alan, U planlı iki katlı hünkâr kasrı ile tek kubbe altında 12,25 × 12,25 m kare planlı asıl harim. Üslûp, Tanzimat döneminin ve Balyanların karakteristik Osmanlı neo-Barok'udur; eklektik neoklasik öğeler içerir. Yüksek kemerli pencereler iç mekânı bolca aydınlatır; dış cephe yoğun taş bezemelidir. Kubbenin içi, Abdülmecid I döneminde Osmanlı mimarîsine giren trompe-l'œil tekniğiyle boyanmıştır. İki ince kesme taş minare, Korint başlıklarına benzeyen şerefe başlıklarına sahiptir. Mihrap ve minber mermerdendir; kubbe altındaki duvarlar pembe taş taklidi sıvayla kaplıdır. Çökme tehlikesi gösteren kubbe 1960'larda betonarme olarak yenilenmiştir. Yaygın görüşe göre eser, Dolmabahçe'de olduğu gibi Garabet Amira Balyan ile oğlu Nigoğos arasında paylaşılır. Selman Can'ın arşiv çalışmaları Balyanların rolünü kökten tartışmaya açar: caminin keşif defterlerine dayanarak onları müteahhit sayar ve mimar olarak Seyyid Abdülhalim Efendi'yi gösterir. Tartışma kapanmış değildir.
Fotoğraflar