Sinan / Klasik
Mehmed Ağa Camii (Çarşamba)
1585 · Fatih / Çarşamba
İstanbul'da bir saray ağasının yaptırdığı ilk büyük külliye — banisi, Dârüssaâde Ağalığı'na atanan ilk kişi olan Habeşî Mehmed Ağa'dır. Tek bir harimde 16. yüzyıl İznik'i, 16. yüzyıl Kütahya'sı ve 18. yüzyıl başı Tekfursarayı çinileri bir arada görülür: iki yüzyıllık Osmanlı çini geleneğinin özeti.
- Minare
- 1
- Yapım
- 1585
- Mimar
- Mimar Davud Ağa
- Banisi
- Habeşî Mehmed Ağa, Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk Dârüssaâde Ağası
- Semt
- Fatih / Çarşamba
Tarih
Mehmed Ağa Camii, Fatih'e bağlı Çarşamba semtinde yer alır ve 1585 yılında III. Murad döneminin Dârüssaâde Ağası Habeşî Mehmed Ağa tarafından yaptırılmıştır. Mehmed Ağa, 1574'te Dârüssaâde Ağalığı'nı Bâbüssaâde Ağalığı'ndan ayırtarak bu görevi üstlenen ilk kişi olmuştur. Aralık 1586'da Evkâf-ı Haremeyn Nezâreti de ona verilmiştir. 1590'da vefat etmiş ve külliye içindeki türbesine defnedilmiştir. Külliye; cami, dârülhadis, çifte hamam, Halvetî tekkesi, bâniye ait türbe ve iki çeşmeden oluşur; doğu kapısı üstündeki kitabe 1585 tarihini taşımaktadır. Mehmed Ağa Külliyesi, İstanbul'da bir saray ağası tarafından inşa ettirilen ilk büyük dinî-eğitim ansamblıdır.
Mimari
Cami, dikdörtgen planlı, tek minareli ve sıradan küçük cami kütlesine sahiptir. Yapının mimarı, avlunun doğu kapısındaki kitabede adı geçen Mimar Davud Ağa'dır: Sinan'ın talebesi ve hassa mimarbaşılığındaki halefi. Cami, hassa mimarları ocağının başında hâlâ Sinan bulunurken inşa edilmiştir; ancak Sinan'ın tasarıma bizzat katıldığı belgelenmiş değildir. Külliyenin dârülhadisi Sinan'ın kendisi tarafından Ağustos–Eylül 1585'te bitirilmiştir. Caminin iç mekânı, sır altı tekniğinde boyanmış farklı atölyelerden çinilerle tanınır: 16. yüzyıl İznik'leri ana kaplamayı oluşturur; 16. yüzyıl Kütahya'ları ile 18. yüzyıl başı Tekfursarayı çinileri sonraki onarımlarda eklenmiştir. Bu çeşitlilik, camiyi tek bir iç mekân içinde iki yüzyıllık Osmanlı çini geleneğini özetleyen nadir bir örnek yapar.
Sinan'ın evriminde
1585 — Sinan'ın son dönemi; cami Sinan ile Davud Ağa arasında geçişseldir (kitabe Davud Ağa'yı anar, ancak külliyenin Dârülhadis bölümü Ağustos–Eylül 1585'te bizzat Sinan tarafından tamamlanmıştır). Sinan'ın atölyesinin, 1588'de baş mimar olarak yerine geçen Davud Ağa'ya aktarılış mekanizmasını temsil eder. Sinan'ın kurumsal mirasının, bireysel tasarım imzası kadar önemli bir göstergesidir.
Sinan Ağacı →Fotoğraflar